Mideniz Yerine Duygularınız İçin Yemek Yediğiniz Oluyor Mu?
Bu durum ile karşı karşıyasınız duygusal açlık içerisindesiniz.
Duygusal Açlık Nedir?
Fizyolojik ve psikolojik temelleri olan bir tür yeme bozukluğudur.
Stres, sıkıntısı, iş yükü, yorgunluk ve anksiyeteye yanıt olarak yemek yiyorsanız, duygusal boşluğunuzu doldurmak için yiyorsunuz demektir.
Psikolojik süreçlerde seratonin ve dopamin adlı kimyasallar, kişinin gün içerisinde daha mutlu ya da daha mutsuz; daha kaygılı ya da daha rahat olması gibi duyguları yönetir.
Tüm bu durumlarda duygusal yeme davranışının gelişir. Kişi kendini bunalmış, üzgün, stresli hissettiğinde aslında buna dopamin ve seratonin depolarının boşalması neden olur. Vücut da bu biyokimyasalların boşluğunu daha fazla karbonhidrat ve yağlı besine ihtiyaç duyarak kapatmaya çalışır ve saatlerce fiziksel açlık bulguları kendini göstermeye başlar.
Duygusal Açlık Nedenleri Nelerdir?
Pankreas ve İnsülin Hormonu
Duygusal açlık ile insülin direnci arasında birbirlerini tetikleyen bir ilişki vardır. İnsülin salınımına bağlı olarak açlık tokluk hormonlarının durumu, duygusal yeme ataklarına bir sebep olarak gösterilebilir.
Açlık ve tokluk hormonlarının salgılanmasını sağlayan pankreas sağlıklı bir şekilde çalışmadığında vücudun insülin yani şeker dengesini korumakta zorlanır ve kişi sürekli açlık hissinden şikayetçi olmaya başlar. Yemek yemiştir ve aslında aç olmadığını bilir. Bu nedenle de duygusal açlık yaşıyor gibi görünür.
Çocukluk Dönemi Travmaları
Emzirme döneminden itibaren, meme ya da mama ile bebeğin veya çocuğun susturulmasına, duygularının bastırılmasına bağlı olarak yetişkinlik döneminde yaşanan her duygusal durumu yiyerek atlatılacağı düşünülür ve kişiler kendilerini yemeğe verir.
Çocukluk travmasından kaynaklanan duygusal açlık sorunu, tespit edilmesi her zaman kolay olmaz ve beslenme danışmanlığına ek olarak terapi desteği alınmalıdır.
Duygusal Açlık ile Nasıl Baş Edilir?
İlk adım, gerçekten aç olup olmadığınızı, kendinize sormaktır. Bu sorunun cevabı hayır ise, yapmanız gereken bir bardak su içmek ve ilginizi başka şeylere yöneltmektir.
Düzenli bir egzersiz alışkanlığı kazanılmalıdır. Pilates ve yoga gibi sakinleştirici egzersizler sizi rahatlatacaktır.
Kendinizi gergin hissettiğiniz dönemlerde papatya ve melisa çayı tüketebilirsiniz.
Karbonhidrat grubundan esmer ürünlere yer verin. Beyaz ekmek yerine, tam buğday ya da tam tahıl ekmeği, pirinç pilavı yerine bulgur pilavı tercih etmeye başlayabilirsiniz.
Dopamin yoksunluğunda proteine olan ihtiyaç artar. Bu nedenle öğünlerinizin her birine
peynir, yumurta veya yoğurt gibi sağlıklı protein kaynakları yerleştirmeye çalışabilirsiniz.
Yoğunluk halinde, yeterince dinlenmezseniz bu da duygusal açlığınızı tetikleyecektir. En son yediğiniz öğün süresi 3-4 saatten fazla ise fiziksel açlığın bir göstergesi olabilir.
Beslenme alışkanlıklarınızla yüzleşmek adına günlük tutmaya başlayın ve bir uzmandan yardım alın.
Mideniz yerine duygularınız için yemek yemeyin!
Diyetisyen Betül Kurtcuoğlu